İş hukukunda, ibraname, işçi ile işveren arasında yapılan bir sözleşmedir. Bu belge, işçinin işvereninden tüm haklarını aldığını beyan ederek, geçmişe yönelik herhangi bir alacak veya tazminat hakkının bulunmadığını onaylar. Ancak, iş hukuku işçilerin haklarını korumayı amaçladığından, işçiden alınan bir ibranamenin geçerliliği belirli şartlara tabidir. Bu durumdan şüphe duyan bireyler ise “tüm haklarımı aldım şeklindeki ibraname geçerli midir ? ” sorusunu bizlere yöneltmektedir.
Bu şartlar, belgenin işçinin iradesiyle ve serbestçe imzalanmış olmasını, işçinin haklarını doğru şekilde anladığını ve işverenin işçiye baskı yapmadığını içerir. Ayrıca, bu tür belgelerin geçerliliği yerel yasalara ve düzenlemelere de bağlıdır. Bu durumda bize gelen mail ve telefonlarda Tüm haklarımı aldım diye imza attım ama alamadım haklarım gitti mi, İbranameye imza attım ama tazminatlarım verilmedi alabilir miyim, ibraname imzalayan işçi tazminat alabilir mi, işverenin imzalattığı ibraname geçerli midir gibi sorular başta gelmektedir.
İşçiden alınan “Ben işten kendi isteğimle ayrılıyorum. Bugüne dek hak etmiş olduğum ücretlerimi, kıdem-ihbar tazminatlarımı, yıllık izin ücretlerimi ve tüm kanuni haklarımı aldım.” şeklindeki ibraname geçersizdir.

Tüm Haklarımı Aldım Diye İmza Attım Ama Alamadım Haklarım Gitti mi ?
Tüm Haklarımı Aldım Diye İmza Attım Ama Alamadım Haklarım Gitti mi ?
İbraname, yazılı bir belge olmadıkça geçerlilik kazanmaz. Sözlü olarak yapılan ibra anlaşmaları hukuki olarak yok hükmündedir.
İbra konusunda işçinin alacağı türü ve miktarı ayrıntılı bir şekilde belirtilmelidir. “Tüm haklarımı aldım” ya da “şu kadar miktar hakkımı aldım” gibi genel ifadeler yeterli değildir. İbranamede işçinin tüm alacak kalemleri detaylı bir şekilde belirtilmelidir. Örneğin, kıdem tazminatı şu miktardadır, ihbar tazminatı şu miktardadır, fazla mesai ücreti şu miktardadır şeklinde her bir alacak kalemi açıkça belirtilmelidir.
Ayrıca, işçinin tüm işçilik alacakları eksiksiz olarak banka aracılığıyla ödenmediği sürece ibraname geçersiz olacaktır. Zorlama, baskı, beyaza imza veya tarihsiz ibraname alma gibi uygulamalar da ibra sözleşmesini geçersiz kılacaktır. Bu tür uygulamaların diğer işçilere de yapıldığı tanıklıkla kolayca ispat edilebilir.
İmza attım haklarım gitti gibi bir düşünce tarzı doğru değildir. “Eğer ‘tüm haklarımı aldım’ diye imza attım ancak haklarımı alamadıysam, bu durumda imzaladığım belge hukuki açıdan geçerli olmayabilir. Bu durumu düzeltmek ve haklarınızı talep etmek için hukuki bir süreç başlatmam gerekebilir.”
İş Verenin İmzalattığı İbraname Geçerli Midir ?
İş verenin imzalattığı ibraname geçerli midir ?
İşveren tarafından imzalanarak işçiye verildiğinde, işçi bu belgede yer alan ifadelerle bir takım haklarından vazgeçtiğini kabul eder. Bu belgede yer alan hükümler istisnasız bir şekilde geçerli kabul edildiği için, işçilerin imzalamadan önce dikkatli bir şekilde okuyarak, haklarından vazgeçtiklerini tam olarak anlamaları gerekmektedir.
Bu belge ayrıca, işçinin işverene karşı gelecekte herhangi bir hukuki talepte bulunamayacağı anlamına da gelir. Dolayısıyla, işçilerin ibranameyi detaylı bir şekilde inceleyip, haklarından feragat etmeyi kabul ettiklerinden emin olmaları önemlidir. İşçi, bu belgeyi imzaladığında, iş hukuku bağlamında belirtilen haklarından vazgeçmiş olur.
Sonuç olarak, işveren tarafından imzalattırılan bir İbranamenin geçerliliği vardır, ancak işçilerin bu belgeyi dikkatli bir şekilde okuyarak, yönetmelikler ve yasal mevzuat ile uyumlu olduğundan emin olmaları önemlidir.
İbranamenin işçinin haklarını eksiksiz bir şekilde koruduğundan emin olmak için gerektiğinde bir hukuk uzmanından görüş almak işçinin lehine olacaktır. Bu nedenle, her iki tarafın da haklarını ve yükümlülüklerini doğru anladığından emin olmak için bu belge üzerinde titizlikle durulmalıdır.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi
Esas: 2017/18379 Karar: 2018/26445 K. Tarihi: 06.12.2018
İbraname diğer ismiyle ibra sözleşmesi ile borç ifa edilmeksizin sona ermektedir. Alacaklının alacağının bir kısmından veya tamamından vazgeçmesi de ibradır. İbra sözleşmesi genel olarak iş hukuku alanında kullanılmaktadır.
Yargıtay, iş hukukunun işçiyi koruyucu temel ilkesi gereğince ibranamenin dar yorumlanması gerektiğine ilişkin kararlar vererek bu konunun altını çizmiştir.
Türk Borçlar Kanunu madde 420’de ibra sözleşmesinin geçerlilik şartları, “İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.” şeklinde düzenlenmiştir.
İbranameye çoğu zaman “borcu / alacağı kalmamıştır” şeklinde basit bir belge düzenleme işlemi olarak bakılsa da ibranamenin ait olduğu hukuk dalına göre bir takım geçerlilik şartları bulunmaktadır.
İbranamenin geçersizliğine yol açabilecek bir diğer durum da Yargıtay kararları ışığında; istifa eden işçinin imzalamış olduğu ibranamede “kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarımı aldım” gibi beyanların yer almasıdır.
Karara konu olayda da görüldüğü üzere, uygulama ve içtihatlarda çelişki olarak kabul edilen bu durum ibranamenin geçersizliğine sebebiyet vermektedir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2017/18379 Esas, 2018/26445 Karar sayılı ve 06.12.2018 tarihli ilamında; işçiden alınan “Ben işten kendi isteğimle ayılıyorum. Bugüne dek hak etmiş olduğum ücretlerimi, kıdem-ihbar tazminatlarımı, yıllık izin ücretlerimi ve tüm kanuni haklarımı aldım.” şeklindeki ibranamenin geçersiz olduğu içtihat edilmiştir.