İçeriğe geç

Derneklerin Sona Ermesi

Derneklerin sona ermesi, kanunda belirtilen sebeplerin gerçekleşmesi durumunda kendiliğinden, mahkeme kararıyla veya genel kurul kararıyla mümkün olabilir. Tüzel kişi olarak kabul edilen derneklerin sona erme süreci, önemli ayrıntılar taşır.

Bu yazıda, özel hukuk tüzel kişisi olan derneklerin sona erme sebeplerini ve sona erme sonrasında yapılacak tasfiye işlemlerini ayrıntılı bir şekilde ele alacağız. Derneklerin sona ermesi süreci, dikkatle izlenmesi gereken bir süreçtir. Bu nedenle yazımızı dikkatlice okumanızı ve bu süreçte profesyonel hukuki destek almanızı öneririz.

Derneklerin sona ermesi
Derneklerin sona ermesi

Derneklerin Sona Erme Sebepleri Nelerdir?

Dernekler, belirli bir amacı gerçekleştirmek için bir araya gelen bireylerin oluşturduğu tüzel kişilerdir. Derneklerle ilgili temel düzenlemeler, 5253 Sayılı Dernekler Kanunu ve bu Kanunun yönetmeliğinde yer alırken, ayrıca 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu da derneklere ilişkin önemli hükümler içerir.

Anayasa’nın 33. maddesi uyarınca, her birey izin almadan dernek kurma hakkına sahiptir. Bu, serbest kuruluş sisteminin benimsenmesiyle, derneklerin kurulmasında herhangi bir engel bulunmadığı anlamına gelir. Ancak, tüzel kişilik kazanabilmesi için kanunda belirtilen işlemler yapılmalıdır.

Tüzel kişiliğin kazanılması gibi, derneklerin sona ermesi de mümkündür. Derneklerin sona ermesi farklı şekillerde gerçekleşebilir ve bunlar şu şekilde sıralanabilir:

  • Kendiliğinden sona erme
  • Mahkeme kararıyla sona erme
  • Genel kurul kararıyla sona erme

Derneklerin Kendiliğinden Sona Ermesi

Derneklerin kendiliğinden sona ermesi, belirli yasal durumların meydana gelmesi sonucunda gerçekleşir. Bu durum, derneğin faaliyetlerini yürütme amacının sona ermesi veya geçersiz hale gelmesi gibi sebeplerle tüzel kişiliğin ortadan kalkması anlamına gelir. Türk mevzuatında derneklerin sona erme sebepleri açıkça belirtilmiştir ve bu sebeplerin gerçekleşmesi halinde dernek kendiliğinden sona erer. Derneğin kendiliğinden sona erme sebeplerini şu şekilde detaylı bir şekilde inceleyebiliriz:

Dernek Amacının Gerçekleşmesinin İmkansızlaşması

Dernekler, genellikle belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan tüzel kişilerdir. Derneklerin amacı, kuruluş senedinde belirtilen hedeflere dayalıdır. Ancak, bazı durumlarda bu amaçların gerçekleşmesi imkansız hale gelebilir. Dernek amacının gerçekleşmesinin imkansızlaşması, derneğin faaliyetlerini sürdürmesini gereksiz hale getirebilir ve bu da derneğin kendiliğinden sona ermesine yol açar.

Örneğin, dernek sanat, kültür veya eğitim gibi belirli bir alanda faaliyet göstermek amacıyla kurulmuşsa, bu faaliyetlerin yasal bir engel ile karşılaşması veya ilgili alanın tamamen yok olması derneğin amacını yerine getiremeyeceği anlamına gelir. Böyle bir durumda, derneğin amacı artık ulaşılabilir olmadığı için dernek kendiliğinden sona erer.

Dernek Üye Sayısının Asgari Sayıya Düşmesi

Türk mevzuatına göre derneklerin tüzel kişilik kazanabilmesi için belirli bir sayıda üyeye sahip olmaları gereklidir. Derneklerin faaliyet gösterebilmesi ve amacına ulaşabilmesi için üye sayısının korunması önemlidir. Eğer derneğin üye sayısı, kanunla belirlenen asgari sayıya düşerse ve bu durum uzun süre devam ederse, dernek kendiliğinden sona erer.

Asgari üye sayısının sağlanamaması, derneğin iç işleyişinin bozulmasına yol açabilir ve bu durum derneğin faaliyetlerinin durmasına neden olur. Dernek tüzüğünde genellikle asgari üye sayısı belirtilir. Eğer bu sayı tüzüğe göre sağlanmazsa, dernek faaliyetlerini sürdüremez ve kendiliğinden sona erer.

Dernek Amacının Yasaklanması

Dernekler kurulduğu andan itibaren, belirtilen amaçlara yönelik faaliyetler yürütmek zorundadır. Ancak zamanla, bir derneğin faaliyet gösterdiği alan yasaklanabilir veya bu faaliyetler kamu düzenine, ahlaka, genel sağlığa, milli güvenliğe veya benzer hususlara zarar verebilir.

Örneğin, derneğin amacının, belirli bir sosyal veya kültürel grubun haklarını savunmak olduğu düşünülürse ve bu faaliyetlerin yasal açıdan yasaklanması durumunda, dernek amacı yürütme yeteneğini kaybeder. Bu gibi bir durumda, derneğin amacının yasaklanması sonucu dernek kendiliğinden sona erer. Dernek tüzüğüne göre, bir amacın yasaklanması durumunda, dernek faaliyetlerinin devam etmesi imkansız hale gelir ve tüzel kişiliği sona erer.

Genel Kurul İlk Toplantısı veya Organların Oluşturulması Süresinin Geçmesi

Dernekler, tüzük onayının derneğe bildirilmesinden itibaren altı ay içinde genel kurul toplantısını yapmak zorundadır. Ayrıca, bu süre zarfında dernek organlarının (yönetim ve denetim kurullarının) oluşturulması da gereklidir.

Eğer dernek, mülki amirin tüzüğü onaylamasından sonra altı ay içinde olağan genel kurulu yapmaz ya da genel kurul toplanmış olsa bile gerekli organları oluşturmazsa, dernek kendiliğinden sona erer.

Borç Ödemede Acze Düşme Durumu

Eğer derneğin borçları, mal varlığı ile ödenemeyecek seviyeye ulaşırsa, derneğin kendiliğinden sona ermesi söz konusu olabilir. Dernekten alacaklı olan kişiler, alacaklarını tahsil edemedikleri takdirde icra dairesine başvurarak aciz belgesi alabilirler. Bu belge ile sulh hakimine başvurarak, derneğin mali durumundan dolayı kendiliğinden sona erdiğinin tespiti yapılabilir.

Yönetim Kurulunun Oluşturulmasının İmkansız Hale Gelmesi

Yönetim Kurulu üyelikleri, istifa, ölüm, çıkarılma gibi sebeplerle sona erebilir. Bu durumda yedek üyeler devreye girerek boşlukları doldurmaya çalışır. Ancak, yönetim kurulu üye sayısı, mevcut üyelerin yarısının altına düşerse, Olağanüstü Genel Kurul toplantısı düzenlenir. Bu toplantıda, boşalan Yönetim Kurulu üyelikleri tamamlanmazsa, dernek kendiliğinden sona erebilir.

Olağan Genel Kurulun Art Arda İki Defa Toplanmama Durumu

Eğer mülki amirlik, derneğin genel kurul toplantısını belirtilen süre içinde yapmadığını fark ederse, derneğe bir uyarı gönderir ve genel kurulun 1 ay içinde gerçekleştirilmesini talep eder. Dernek, bu uyarıya rağmen genel kurulu art arda iki kez toplayamazsa, dernek kendiliğinden sona erer.

Derneğin Genel Kurul Kararı İle Sona Ermesi

Derneklerin feshi ile ilgili olarak, Genel Kurul, Türk Medeni Kanunu’nun 88. maddesi uyarınca derneğin sona ermesine dair karar alma yetkisine sahiptir. Ancak, bu kararın alınabilmesi için Genel Kurul toplantısına katılacak üyelerin en az üçte ikisinin hazır bulunması gereklidir. Karar, toplantıya katılan üyelerin üçte iki çoğunluğu ile alınabilir.

Fesih kararı alındığında, bu karar mülki amirliğe bildirilir ve derneğin sona ermesi gerçekleşir. Önemli bir nokta, fesih kararının sadece Genel Kurul tarafından alınabileceği ve bu yetkinin devredilemeyeceğidir. Ayrıca, diğer kurulların da fesih kararını alma yetkisi bulunmamaktadır.

Derneğin Mahkeme Kararı İle Sona Ermesi

İdare, derneklerin faaliyetlerini denetleyerek bu kuruluşların amacına ve faaliyetlerine ilişkin kanunlara uygunluklarını kontrol eder ve bu süreçte kanuna aykırı durumların engellenmesine katkı sağlar.

Türk Medeni Kanunu’nun 89. maddesinde, derneklerin amacının kanuna veya ahlaka aykırı hale gelmesi durumu ele alınmıştır. Bu durumda, Cumhuriyet Savcısı re’sen dernek aleyhine fesih davası açma yetkisine sahiptir.

Derneğin feshi davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup, derneğin işlediği suç nedeniyle kamu davası açılması durumunda, davanın görüleceği mahkeme Ceza Mahkemesi olacaktır. Ayrıca, fesih davası için başvuru yapabilecek kişiler, maddi çıkarı olanlar, yani dernek üyeleri, aynı amaç doğrultusunda faaliyet gösteren diğer dernekler ve dernek alacaklılarıdır. Bu kişiler fesih talebinde bulunabilir.

Fesih davası sırasında, mahkeme gerekli görürse, tedbir amacıyla derneğin faaliyetlerinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. Dernekler Kanunu‘nun 30. maddesi, kurulması yasak olan dernekler ve bu derneklerin faaliyetlerini düzenler. Bu madde uyarınca yasak faaliyet gösteren derneklerin feshi ve kurucuları hakkında hapis cezası gibi cezai yaptırımlar öngörülmektedir.

Derneklerin Sona Ermesi Sonucu Tasfiye İşlemleri

Derneklerin tasfiye işlemleri, Dernekler Yönetmeliği’nin 89. maddesi ve sonraki maddelerinde detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bir dernek, kendiliğinden sona erme sebeplerinin gerçekleşmesi ya da Genel Kurul tarafından alınan karar sonucunda sona erdiğinde, tasfiye işlemleri, derneğin kuruluşunda belirlenen tüzük esaslarına göre yapılır.

Eğer tüzük, tasfiye işlemlerinin nasıl gerçekleştirileceğini genel kurula bırakıyorsa, ancak genel kurul herhangi bir karar almazsa ya da toplantıya bilemezse, tasfiye işlemleri mahkeme kararı ile yapılır. Bu durumda, derneğin malvarlıkları ve hakları, derneğin amacına en yakın olan ve kapanış tarihinde en fazla üyeye sahip derneğe devredilir.

Mahkeme kararıyla sona eren dernekler için de aynı tasfiye prosedürü uygulanır. Tasfiye işlemi, derneğin tüm malvarlıkları, paraları ve hakları üzerinde gerçekleştirilir. Tasfiye ve devir işlemleri tamamlandıktan sonra, ilgili dernek dernekler kütüğünden silinir.

SONUÇ

Yukarıda derneklerin sona erme sebepleri, feshi talep edebilecek kişiler ve fesih sonrası tasfiye işlemleri hakkında detaylı açıklamalarda bulunduk. Görüldüğü üzere, derneğin sona ermesi konusu pek çok önemli hususu içinde barındırır.

Özellikle derneğin sona ermesi sonrasında tasfiye işlemleri ve fesih davalarında usul hatalarından kaçınılması, sürecin istenilen şekilde sonuçlanması açısından kritik bir rol oynar. Bu nedenle, derneklerin sona erme durumu söz konusu olduğunda, sürecin doğru ve hukuki çerçevede ilerlemesi için uzman bir avukattan profesyonel yardım almak büyük önem taşır.

Ücretli danışmanlık veya avukatlık hizmeti almak için Enes Öztürk Hukuk Bürosu ile iletişim kurabilirsiniz.

Avukat Enes Efe ÖZTÜRK

ENES ÖZTÜRK HUKUK & DANIŞMANLIK BÜROSU