İçeriğe geç

Mehir Senedinin Geçerlilik Şartları Nelerdir ?

Mehir senedinin geçerlilik şartları nelerdir, Mehir senedinin geçerli olabilmesi için evlilik birliğinin geçerli olarak kurulması gerekir. Tarafların kimlik bilgileri doğru ve eksiksiz olmalıdır.

Mehir Senedinin Geçerlilik Şartları Nelerdir

Mehir Senedi Nedir ve Ne Amaçla Kullanılır ?

Mehir senedi, mehir miktarının belirtildiği bir belgedir. Bu senet, evlilik akdi sırasında kadın ile erkeğin anlaşmasıyla düzenlenir. Mehir senedinin amacı, evlilik akdinde belirtilen mehir miktarını ve ödeme şeklini yazılı bir belgeye dökmektir. mehir senedi, evlilik öncesinde veya evlilik sırasında düzenlenebilir.

Taraflar arasında yapılan bu anlaşma, evlilik boyunca mehirin nasıl ödeneceği konusunda belirleyici olacaktır. Mehir senedi, kadının haklarını korumak ve belirli bir meblağın verilmesini sağlamak amacıyla kullanılır.

Mehir Senedi Hangi Bilgileri İçermelidir ?

Mehir senedi, genellikle mehir miktarını, ödeme şeklini ve ödeme tarihini içerir. Ayrıca tarafların kimlik bilgileri de bu senette yer almalıdır.

Mehir Senedi Evlilik Akdi Olmadan Önce de Düzenlenebilir mi ?

Mehir senedi evlilik akdi yapılmadan önce de düzenlenebilir. Mehir senedinin geçerli olabilmesi için, tarafların bu anlaşmayı serbest iradeleriyle yapmış olmaları ve içerikte herhangi bir hukuka aykırılık bulunmaması gereklidir.

Mehir Senedi Mahkemede Delil Olarak Kullanılabilir mi ?

Mehir senedi mahkemede delil olarak kullanılabilir. Mehir senedi, taraflar arasındaki anlaşmanın yazılı bir belgesidir ve hukuki bir geçerliliği vardır. Bu nedenle, mehir senedi, mahkemede tarafların haklarını korumak ve sözleşmeye uygunluğunu kanıtlamak için bir delil olarak sunulabilir.

Mehir senedinin mahkemede kabul edilebilirliği, taraflar arasındaki anlaşmanın geçerliliği ve belgenin doğruluğuna dayanır. Yani, mehir senedinin düzenlenmesi ve imzalanması tarafların serbest iradesiyle gerçekleşmiş olmalıdır.

Mehir Senedinin Yasal Zorunluluğu Var mıdır ?

Türk Medeni Kanunu’na göre, mehir senedi düzenlemek zorunlu değildir. Evlilik akdi yapılırken, taraflar arasında mehir konusunda anlaşma sağlanmasının bir zorunluluk olduğu belirtilir; ancak bu anlaşmanın yazılı bir senet şeklinde olması yasal olarak zorunlu değildir. Taraflar, mehirin miktarını ve ödeme şeklini belirlemekte serbesttirler.

Türk Medeni Kanunu’nun 202. maddesi şu şekildedir:

“Kadının evlenme akdinde belirlenen mehir hakkı vardır. Akdin feshi hâlinde kadının bakım ve geçimine ilişkin giderler de dâhil olmak üzere diğer alacakları saklıdır.”

İlgili Kanun maddesine göre, kadının evlenme akdinde belirlenen mehir hakkına sahip olduğunu belirtir. Ancak, belirtilen mehirin yazılı bir senet şeklinde düzenlenmesi yasal olarak mecburi değildir. Taraflar, bu konuda kendi aralarında anlaşarak mehirin miktarını ve ödeme şeklini belirleyebilirler.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

Esas: 2021/8076 Karar: 2022/1622 K. Tarihi: 28.02.2022 

Davacı; davalılardan … ile 05.11.2017 tarihinde resmi nikah yapmaksızın imam nikahıyla evlendiklerini, davalının alkol kullanması, düzenli ve yeterli gelirinin olmaması, ekonomik durumu hakkında yalan söylemesi, borçlarının büyük bir kısmını kendisine ödetmesi, daha önceden cinsel ilişkiye girdiği kadınların videolarını telefonunda tutması nedeniyle evliliğin kendisi açısından çekilmez hale geldiğini, 09.04.2018 tarihinde evliliğin sona erdiğini, ayrı yaşamaya başladıklarını, davalıların 05.11.2017 tarihli mehir senediyle 500 gr 22 ayar altın borçlandıklarını, bu borçlarını ödemediklerini ileri sürerek; altının dava tarihindeki değeri olan 85.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.

İlk derece mahkemesince; bağışlamanın geri alınması veya ifadan kaçınma şartlarının oluşmadığı davalı …’in ise adı borçlu sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davalı … yönünden davanın kabulüne, davalı … yönünden davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı … vekili ve davacı vekili tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince; davacı ve davalı …’ın istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Davalı … tarafından damat sıfatıyla, davalı … tarafından damadın babası sıfatıyla imzalanan 05.11.2017 tarihli dava konusu belgede ”mehir senedi bu mihir senedini eşim olacak olan …’a mihir olarak veriyorum” ibaresi mevcuttur. İşbu belgenin evlilik birliğinin gerçekleşmesi amacıyla düzenlendiği ancak davalı … ve davacı arasında resmi nikah akdi yapılmadığı, bu itibarla da söz konusu belgenin geçerliliği olmadığı ortadadır.

Buna göre ilk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, işbu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 373/1 uyarınca temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, aynı Kanun’un 371. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının davalı … yararına BOZULMASINA, 21,40 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 28/02/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.